Hubble'en 1000 kat daha hızlı: Kozmosun sırlarını çözecek NASA teleskobu fırlatılıyor
NASA'nın yeni nesil uzay teleskobu Nancy Grace Roman için geri sayım başladı. Yaklaşık 20 yıllık geliştirme sürecinin, 4,3 milyar dolarlık bütçenin ve yüzlerce bilim insanı ile mühendisin emeğinin ürünü olan teleskop, fırlatılmasına üç aydan az bir süre kala son hazırlıklarını tamamlıyor.
Dünya'dan yaklaşık 1,6 milyon kilometre uzaklıktaki bir noktadan evreni gözlemleyecek olan teleskop, yüz milyonlarca yıldızın ve milyarlarca galaksinin panoramik görüntülerini yakalayarak kozmosu haritalandıracak.
NASA bu gözlemevi sayesinde karanlık madde ve karanlık enerjinin sırlarını çözmeyi, güneş sisteminin ötesinde binlerce yeni gezegen keşfetmeyi hedefliyor.
Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, gökyüzünü kendisinden önceki tüm uzay teleskoplarından çok daha geniş bir açıyla ve yüzlerce kat daha hızlı tarama kabiliyetine sahip bulunuyor.
NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde görevli kıdemli proje bilim insanı Julie McEnery, Roman'ın sadece bir aylık veri toplama sürecinde, Samanyolu'nun daha önce yeterince incelenmemiş bölgelerine bakarak galaksinin derinliklerindeki yıldızları inceleyeceğini aktardı. McEnery, bu sayede bugün var olandan çok daha büyük bir astronomik katalog oluşturulacağını ifade etti.
İsmini 1959 yılında NASA'nın ilk astronomi şefi olan ve "Hubble'ın annesi" olarak anılan Nancy Grace Roman'dan alan teleskop, fırlatılma alanı olan Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'ne gönderilmek üzere bu ayın sonunda yola çıkıyor. 30 Ağustos'ta fırlatılması planlanan otobüs büyüklüğündeki gözlemevi, SpaceX'in Falcon Heavy roketiyle uzaya taşınacak.
Gökyüzünü Hubble'dan 1000 kat daha hızlı tarayacak
Roman Uzay Teleskobu'nun görev süresi boyunca yapacağı gözlemlerin kapsamı, uzay araştırmalarında yeni bir döneme işaret ediyor. Teleskobun ana haritalama çalışmasında üreteceği tek bir görüntüyü 4K televizyon ekranlarında tam olarak göstermek için yarım milyondan fazla televizyona ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.
Yaklaşık bir yıldan fazla sürecek ana tarama sürecinde teleskop, Samanyolu'nun "galaktik şişkinlik" olarak bilinen yoğun ve yıldızlarla dolu merkezine odaklanacak.
Planlanan üç temel taramadan ikincisinde ise teleskop, tüm gökyüzünün yaklaşık yüzde 12'sini bir buçuk yıldan kısa bir sürede tarayacak. Ortaya çıkacak kozmik harita, gökbilimcilerin evrenin ne kadar hızlı genişlediğini ölçmelerine olanak tanıyacak.
Bu veriler, evrenin en gizemli iki olgusu olan karanlık madde ve karanlık enerjinin anlaşılmasını kolaylaştıracak. Üçüncü tarama ise 8 milyar yıl öncesine kadar meydana gelen süpernova patlamalarına odaklanarak evrenin genişleme tarihinin izini sürecek.
1990 yılında fırlatılan Hubble Uzay Teleskobu ile benzer boyutlarda ve silindir şeklinde olan Roman, evreni Hubble'dan 1000 kat daha hızlı tarayacak ve her görüntü Hubble'ın yakaladığı bir gökyüzü kesitinden en az 100 kat daha büyük bir alanı kapsayacak.
McEnery, bu durumu "Roman'ın bir aylık gözlemi, Hubble'ın yüz yıllık çalışmasına karşılık geliyor." sözleriyle özetledi. Örneğin Hubble'ın Andromeda Galaksisi'ne ait ikonik panoramik görüntüsü 400'den fazla gözlemin birleştirilmesiyle oluşturulurken, Roman geniş görüş açısı sayesinde aynı manzarayı sadece iki gözlemle yakalayabiliyor.
Webb ve Hubble ile ortak çalışacak
Hem Hubble hem de Roman, ışığı farklı dalga boylarına veya renklere ayıran spektroskopi yöntemini kullanıyor. Gökbilimciler uzaydaki nesnelerin boyutunu, sıcaklığını ve bileşimini ölçmek için bu ışık kalıplarını analiz ediyor.
Teleskop, Güneş ve Dünya'dan gelen kütleçekim kuvvetlerinin birbirini dengelediği ve kararlı bir yörüngede kalmasını sağlayan uzaydaki L2 Lagrange noktasına yerleşecek. Uzayda bu özelliklere sahip sadece beş nokta bulunuyor ve Roman, bu yörüngeyi 2021 yılında fırlatılan James Webb Uzay Teleskobu ile paylaşacak. NASA yetkilileri, Roman'ın faaliyete geçtiğinde Hubble ve Webb ile sinerji içinde çalışacağını, Roman'ın keşfettiği ilgi çekici nesnelerin Hubble ve Webb'in gelişmiş araçlarıyla daha detaylı inceleneceğini belirtiyor.
Bütçenin altında ve planlanandan erken tamamlandı
NASA'nın birçok büyük misyonunun aksine, Roman Teleskobu projesi bütçenin altında bir maliyetle ve öngörülen takvimin ilerisinde tamamlandı. Proje sürecinde COVID-19 pandemisi ve ABD tarihinin en uzun hükümet kapanmaları gibi büyük kesintiler yaşanmasına rağmen, başlangıçta en geç Mayıs 2027 olarak hedeflenen fırlatma tarihi öne çekildi.
Uzaydaki varış noktasına ulaşması yaklaşık üç ay sürecek olan teleskobun enstrümanları, bilimsel gözlemler başlamadan önce test edilecek. Her şey planlandığı gibi giderse, Roman'ın ilk görüntülerinin bu yılın sonuna doğru Noel döneminde yayımlanması bekleniyor.
NASA'nın şu an için üzerinde çalıştığı başka bir büyük uzay teleskobu projesi bulunmuyor; öte gezegenlerde yaşam izleri araması planlanan "Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi" (Habitable Worlds Observatory) görevi önerilmiş olsa da bu projenin hayata geçmesi durumunda fırlatılması 2040'ları bulacak.